- By: admin
- Comments (0)
- Nis 1
Bazen bir tatilden tek beklediğimiz şey, sabah o sinir bozucu alarm çalmadan uyanmak ve güne hiç telaş etmeden, öylece başlamaktır ya hani…
İşte Kaş’ın tam da böyle, insanı usulca saran ve zamanı yavaşlatan bir sabah huzuru var.
Kaşhan Otel’de uyanıp balkon kapısını araladığınız o ilk anı düşünün. İçeriye dolan hafif deniz esintisi ve uzaklardan gelen dalga sesleri, aslında günün ne kadar güzel geçeceğinin ilk fısıltısı gibi. İtiraf edeyim, büyük şehrin o bitmek bilmeyen koşuşturmacasından sonra burada sabahları acele etmemek insana başlarda biraz garip geliyor. Ama sonra alışıyorsunuz; hatta bu yavaşlığın bağımlısı oluyorsunuz.
Yukarıya, o panoramik terasımıza çıktığınızda ise sizi sadece bir manzara değil, tam bir ritüel bekliyor. Bizim buraların yerel peynirleri, tam kıvamında demlenmiş sıcacık bir çay ve anne eli değmiş gibi hissettiren ev yapımı reçeller… İnsan o sofrada sadece karnını değil, ruhunu da doyuruyor gerçekten. Masmavi Akdeniz’e karşı çayınızı yudumlarken, “Bugün Kaputaş’a mı gitsek, yoksa sadece sokaklarda mı kaybolsak?” diye düşünmek bile ayrı bir keyif.
Bana sorarsanız Kaş’ı Kaş yapan şey sadece denizi veya eğlencesi değil; sabahları size sunduğu o “anın tadını çıkarma” lüksü. Eğer siz de zamanı biraz olsun durdurmak isterseniz, terasımızdaki en güzel masa sizin için her zaman hazır.