- By: admin
- Comments (0)
- Nis 1
Kaş’a gelip de o rengarenk begonvillerle süslenmiş, daracık Arnavut kaldırımlı sokaklara aşık olmayan var mıdır? Sanmıyorum. Her köşesinde başka bir hikaye, her sokağında denize açılan bambaşka bir manzara var buranın.
Ama dürüst olalım; bütün gün o koy senin bu plaj benim gezip, tuzlu suya ve güneşe doyduktan sonra insanın aradığı tek bir şey oluyor: Kendi evinin o tanıdık, güvenli konforu.
Biz Kaşhan Otel’i tam olarak bu hissin üzerine kurduk aslında. İstedik ki kapıdan içeri girdiğinizde kendinizi sıradan bir otel müşterisi gibi değil, uzaklardan gelmiş ve özlenmiş bir misafir gibi hissedin.
Akşamüstü güneş yavaş yavaş etkisini kaybederken, o yorgunlukla geniş balkonlu odanıza çekildiğiniz anı hayal edin. Duşunuzu almışsınız, üzerinizde hafif bir kıyafet, elinizde soğuk bir içecek ya da yorgunluk kahvesi… O an yatağa uzanıp günü değerlendirmenin, ya da balkondan Kaş’ın o tatlı akşam telaşını izlemenin yerini çok az şey tutabilir. Bizim için en büyük mutluluk, lobide karşılaştığımızda yüzünüzdeki o “iyi ki buradayım” gülümsemesini görmek. Çünkü Kaş yorar, Kaş eğlendirir, Kaş büyüler… Ama günün sonunda insan her zaman dinlenebileceği sıcak bir yuva arar.
Bir sonraki Kaş planınızda, çantalarınızı hazırlarken sadece mayonuzu değil, yanınıza en sevdiğiniz kitabınızı da alın. Zira balkonlarımızda rüzgarı dinleyerek okumanın tadı bir başka oluyor. Görüşmek üzere!